Wednesday, May 21, 2014

Özden Demir'den Bir Not: 5533 günlükleri


Olan biten hepimizi derinden etkiledi, etkilemekte. Bu yüzden 5533'te başlattığımız etkinlikleri ve geçen hafta hazırladığımız bu maili iletmeyi de ertelemiştik. 

Çok da iyi gitmiyor işler, demiştik. Şimdi daha da kötü. 

Ama en başta söylediğimiz gibi, "biraradalık için", daha fazlasını beraber tartışmak için, vesileler için, kaldığımız gibi olmasak da kaldığımız yerden.

Özden Demir'den Bir Not: 5533 günlükleri















Son 3-4 aydır kendini tanımlayarak sınırlamamak için gayret eden bir sanat mekanı için neler yapabileceğimiz sorusunu, tek bir cevabı olmadığını bilerek konuşup durduk. Daha yakın geçmişte, koltukları suni deri-ahşap karışımı, bahçesinde muhtemelen renkli armut biçimli oturmaları olan, nargile değil de çay ve gözleme tüketilen bir nargileci masasında, kişisel olarak yaşadıklarımızın sanat üretimine etkisinden ve değişimden söz ettik. Üç ay önce ve şimdi önerdiklerimle aradaki fark çarpıcı değil 5533 için. Ama bakıyorum da, olan geçen yıl bu vakitlerde oldu zaten.

Çok da iyi gitmiyor işler, o zaman dert edindiklerimiz hala baki çok yönden. Şükür ki değişmeyen bir şey de aldığımız en büyük ders: bir aradalığımız, yan yana durma halimiz. Maksat öncelikle bunu sürdürmeye vesile olan her yerde var olmaya devam etmek sanırım.

Tek kriter iyi üretim, güzel yemek-içmek, işini samimiyetle yapan, sevdiğimiz kişilerle buluşmak, paylaşmak, üretime destek olmak olacak Mayıs ayı boyunca da. İşin çatısını, yan yanalığımızı sağlayan sanal ya da fiziki her türlü alanla, 5533’ten İMÇ’ye, mahalle bakkalından kente kadar değişen ölçeklerdeki mekanlarla ilişkilerimiz üzerine düşünmek oluşturacak.

İlişkide olduğumuz alanlara bakma biçimlerini, edebiyat, yeme-içme ve medya üzerinden ele almaya çalışacağız. Düşünmeye, mekanın kendisinden, 5533’ten başladık. Süreci, etkinlikleri, 5533 günlükleri blogundan, instagram ve twitter’da #5533 ve #5533gunlukleri üzerinden takip edebilirsiniz.

(#5533kitaplik mevcut kütüphanenin her gün bir bölümünü paylaşmaya yönelik bir projedir. Bu adreste güncellenmektedir.)


İLK ETKİNLİK: ROTA3x3/12

24 Mayıs Cumartesi, 15.00-16.30
5533, İMÇ 5. Blok, Unkapanı




"Kenti, mekanı, en çok da en aşina olduğumuz yerlerin dönüşümünü edebiyat üzerinden nasıl okuyup yorumlayabiliriz?" 

Bu soruyu edebiyatla haşır neşir arkadaşlarımdan Çağlayan (Çevik), Ahmet (Ergenç) ve Seçil (Epik)'e sordum. Sohbetimiz üzerine bu üç kişi üçer yazardan üçer tane metin seçti. Yolu İstanbul’dan geçen yazarların rotalarını içeren bu metinleri sizle paylaşmak, bu rotaları farklı biçimlerde (fotoğraf, film, ses kaydı, yeniden yazım vs) yeniden yorumlamayı düşünmek üzere, 24 Mayıs Cumartesi günü etkinliğin ilk gününe davet ediyoruz. Çaylar bizden!

İlk etkinlik için metin listesi:

Seçil:
Fikret Adil, Asmalımescit
Metin Kaçan, Fındık Sekiz
Tezer Özlü, Çocukluğun Soğuk Geceleri

Ahmet:
Sait Faik Abasıyanık, Alemdağda Var Bir Yılan, “Öyle Bir Hikaye”, “Dolapdere” ve “Eftalikus’un Kahvesi”
Yusuf Atılgan, Aylak Adam
Bilge Karasu, Lağımlaranası ya da Beyoğlu

Çağlayan:
Abdülhak Şinasi Hisar, Çamlıca’daki Eniştemiz
Hulki Aktunç, Beyoğlu’nun Kirli Tarihi
Ahmet Ümit, Beyoğlu Rapsodisi
İlhan Berk, Pera

(Detaylı bilgi için: http://we.tl/jQFYytQhll) 

Görüşmek dileğiyle,

özden d. + 5533 rota3x3/12 ekibi


özden demir

Monday, March 3, 2014

Merve Ünsal'dan bir not // A note from Merve Ünsal


please scroll down for English

5533'ün yeni konuğu ve ev sahibi olarak, İMÇ'nin günlük düzeni ve düzenin getirdiği istikrarı ile 5533'ün programı hakkında beraber düşünmeyi öneriyorum. Görsel sanatlar alanında yazı yazma ve çeviri yapma gibi sanat üretimini destekleyen ama çoğunlukla geri planda kalan üretimleri fiziksel bir mekana taşımak neye yarayabilir? Mart ve Nisan aylarında 5533'ün mekanını sanat yazarlığı ve çeviri üzerine atölyeler, okuma grupları, gösterim programları ile etkin hale getireceğim. Bu emek biçimlerini, birlikte çalışabilecek, konuşulabilecek bir mekan ile kısa süreli de olsa günlük hayat ile ilişkilendirmeye davet ediyorum. 

5533'ün hangi gün ve saatlerde açık olacağını Twitter'da #5533'ten takip edebilirsiniz. Belirtilen saatlerde 5533'ün kütüphanesi ve ofis mekanı çalışma alanı olarak kullanıma açık olacaktır. 

Merve Ünsal

İlk etkinlik: 
10 Mart 2014, 17.00, Araştırma Sunumu, 
Efe Levent 
Fu Manchu karakteri, popüler kültürde uzak doğuluların tatsız temsillerinin sembolü haline gelmiştir. Sax Rohmer'in 1910 yılında çıkarttığı ilk Fu Manchu hikayesinden beri, karakter kendi başına bir marka olmuştur. Tüyler ürpetici zekası ve insan üstü soğuk kanlılığıyla James Bond'un düşmanı Dr No'dan, Iron Man'in Mandarin'i ve hatta Tarkan'ın ezeli rakibi Wang Yu'ye kadar sayısız karakterin, ve bu karakterlerle birlikte uzak doğuluların kim olduklarına dair fikirlerin tohumunu oluşturmaktadır. Peki Fu Manchu'nun altında yatan yaratıcı süreci ve suratını gördüğü anda temsil ettiği her şeyi idrak eden algıyı inceleyerek görsel iletişim hakkında ne öğrenebiliriz?

///

As the new host and guest of 5533, I'd like to think about 5533's programming in conjunction with the daily order of İMÇ and the consequent stability. What would be the point of bringing to a physical space productions/activities such as translating and arts writing that support visual arts out of the spotlight? I will be hopefully activating 5533's space with workshops on arts writing and translating, reading groups, screening programs. I imagine the programming to serve as an open invitation to build a bridge between these types of labors and a space in which collaborations and conversations can take place. 

You can follow my schedule at 5533 via #5533. The library and office space of 5533 will be available for use during the indicated hours. 

Merve Ünsal

First event:
March 10, 2014, 5pm, Research Presentation by 
Efe Levent 
The Fu Manchu character has come to symbolize unsavory representations of Asians in Western popular culture. Since the original Fu Manchu novel, penned by Sax Rohmer in 1910, the character has morphed into a brand of its own. With his spine-chilling intellect and cold blood, he has been seminal in the conception of an illustrious array of characters ranging from James Bond's Dr No, Iron Man's Mandarin and even the Wang Yu of Tarkan, the popular 1970s Turkish film series. With all this influence, the character has planted rooted ideas in the Occidental imagination about who Asians are. What can we learn about visual communication and cognition by studying the creative process that has produced and decoded Fu Manchu and everything that the iconic figure represents?


Görsel/Image: Merve Ünsal, İş(Birliği)/One Work, 2014.

Thursday, February 20, 2014

m-est video gösterimi - 5533 doğum günü // m-est video screening - 5533 birthday


5533, İMÇ
m-est video gösterimi / 5533 doğumgünü 
22 Şubat 2014 Cumartesi, 16.30-18.00

Bu haftasonu 5. yaşgününü kutlayacak olan 5533, 2014'ün ilk etkinliği olarak başka bir sanat inisiyatifi olan m-est'i ağırlıyor. 22 Şubat Cumartesi günü, m-est adına sanatçı Merve Ünsal UbuWeb'den yaptığı bir video seçkisini gösterecek. m-est'in 'kamusal alan' sayısı kapsamında yapılan, yaklaşık 60 dakikalık gösterim sonrasındaki sohbete çay ve doğum günü pastası eşlik edecek.


//////////////////////////


5533, İMÇ
m-est video screening / 5533 birthday 
Saturday, February 22nd, 2014, 4:30-6pm

5533 is celebrating its 5th birthday this weekend by hosting m-est, another artist initiative, also the first event of the year. Within the framework of m-est's issue on "public space", artist Merve Ünsal will make a selection of videos from UbuWeb. The screening will last for approximately 60 minutes, after which the conversation will be accompanied by tea and a birthday cake. 


Görsel/Image: Martha Rosler, A Simple Case For Torture, or How To Sleep at Night, 1983. 

Wednesday, February 19, 2014

5533’te Meşguliyetler // What’s New at 5533?




5533’te Meşguliyetler

Sanat inisiyatiflerinden beklentilerimiz nasıl değişiyor? İnisiyatifleri, ‘bağımsız’, ‘küçük ölçekli’, ‘esnek yapılı’, ‘katılımcı’, ‘deneysel’, ‘mütevazı’, ‘kar amacı gütmeyen’ gibi sıfatlarla anlatmaya çalışıyor, çoğu zaman kurumsal veya ticari yapılardan ayırmaya gayret ediyoruz. Peki inisiyatif-kurum ayrımı ne işimize yarıyor? Bu ikilem olmaksızın sanattaki üretim ve örgütlenme tavırlarını nasıl düşünebiliriz? İşte bunlar, Nancy ve Volkan’la aramızdaki diyaloğu başlatan sorular. 

5533’ten bana gelen daveti, beraber düşünerek üretmeye açık olan ve birbirinin üretimlerini takip eden üç kişiye yönelttim: Merve (Ünsal), Özden (Demir) ve Ali (Taptık). Kendini –sanatçı, fotoğrafçı, editör, mimar, mimarlık tarihçisi, kısa film yönetmeni, vb.–  birçok farklı şekilde tanımlayan bu üç kişi, 5533’ün 2014’teki meşguliyetlerini belirleyecek; tek sabiti fiziksel mekan olarak alıp 5533’ün hem konuğu hem de ev sahibi olacaklar.

Merve, Özden ve Ali bu sene boyunca belirli bir tema veya süreye bağlı olmadan etkinlikler düzenleyecekler. Kendi önceliklerine göre şekillenecek bu etkinlikler boyunca birbirimize sorular sormaya devam edeceğiz. Yaratıcı girişimcilik jargonuna giren, büyük kurumlar tarafından benimsenen ‘deneysellik’ ilkesinin anlamını kaydırmak mümkün mü? Kurumsallaşmış tavırlarımız neler, bunları kırmak ya da sahiplenmek istiyor muyuz? Ve inisiyatiflerin dönüştürücü güce sahip olması şart mı?

Böyle bir yapıyı kurma çabamız, birey, grup ve kurum arasındaki ilişkiler üzerine kafa yormak istememizle alakalı. Bu ufak jest, daha büyük bir fikre –inisiyatiflerin, kurumların, hatta koleksiyonların ve arşivlerin nasıl toplumsallaşabileceğine–bağlanıyor benim için. Cevap UNESCO’nun uzantısı olan, statik bir ‘kültürel miras’ kavramı üzerinden aranmamalı. Bu tartışma daha ziyade üretici, izleyici ve katılımcı konumlarımızın nasıl şekillendiği üzerine. İnisiyatifler, kurumlar, müzeler bizi nasıl değiştiriyor, diğer yandan biz onları nasıl dönüştürüyoruz?

—Özge Ersoy


///////////////////////////////


What’s New at 5533?

What are the expectations from art initiatives, and how are they changing? Initiatives are often defined as ‘independent’, ‘small-scale’, ‘flexible’, ‘participatory’, ‘experimental’, ‘modest’, ‘nonprofit’, and are distinguished from institutionalized and/or commercial models. But what does the binary—the initiative versus the institution—serve? Could we imagine production and self-organization in the visual arts beyond this dichotomy? It is these questions that started my conversation with Nancy and Volkan—the founders of 5533.

I chose to redirect their invitation to think about the programming of 5533 this year, and invited three people—Merve (Ünsal), Özden (Demir) ve Ali (Taptık)—who are eager and familiar to discuss each other’s work. Wearing different hats, as artist, photographer, editor, architect, architectural historian, filmmaker, etc., these three people will determine what comes next at 5533. Departing from the physical space as the framing device, they will be the guest and the host at the same time.

Merve, Özden and Ali will organize events, starting with their own urgencies—not following  a common theme or a fixed duration. And meanwhile, we hope to share open-ended questions with you throughout the year: how is the idea of ‘experimentation’ becoming a trope in institutionalized and/or entrepreneurial language? What are our own institutionalized behaviors? Do we want to break free, or to simply embrace them? And how in what context do we believe in the transformative power of initiatives, if at all?

Such a structure requires a common desire to talk and speculate about the relationships between individuals, groups, and institutions. In my opinion, this small gesture will lead us to a bigger discussion—what makes the initiative, the institution, and even the collection and the archive become public? The static idea of ‘cultural heritage’ promoted by UNESCO is clearly not the answer. Rather, this discussion is related to how our agencies change as producers, viewers, and participants. How do initiatives, institutions, and museums change us, and how do we transform them in return?

—Özge Ersoy

Tuesday, November 12, 2013

“Şarkılar ve Yerler Kitabı” - “Book of Songs and Places”

Maxime Hourani’nin
13. İstanbul Bienali Kapsamındaki Projesi
Küratör: Fulya Erdemci

Project by Maxime Hourani
Part of the 13th Istanbul Biennial
Curated by Fulya Erdemci





5533 / Paralı - Wealthy 2013 (linoleum flooring) Nancy Atakan-Volkan Aslan-Filiz Avunduk



Wednesday, September 18, 2013



please scroll down for english

“Şarkılar ve Yerler Kitabı”
     Atölye: 19-25 Eylül

Yer: 5533
İMÇ 5Blok No. 5533
Unkapanı, Istanbul

Maxime Hourani’nin
13. İstanbul Bienali Kapsamındaki Projesi
küratör: Fulya Erdemci


"Şarkılar ve Yerler Kitabı"nın üçüncü atölyesi 19 ve 25 Eylül tarihleri arasında katılımcıları Çatalca’nın  kırsal alanlarına götürecek. Alan araştırma gezisi katılımcıları, Çatalca’nın savunma çizgisi, Osmanlı zamanında istihkamları tarafından ateşkes sınırı olarak belirlenen yerden başlayacak ve 3. Köprü ile otoyolun birleştiği yol çalışmalarının yer aldığı alanı inceleyecekler. Türk şarkıcı ve söz yazarı Mabel Matiz, katılımcılar ile epik veya dünyevi, Istanbul çevresine yolculuğa çıkma fırsatı sunuyor.
Fatih Karaca (d. 31 Ağustos 1985, Erdemli, Mersin), Mabel Matiz olarak bilinen Türk Pop şarkıcısı, şarkı yazarı, eski diş hekimi.  Adı, Kumral Ada Mavi Tuna romanında yer alan Tuna karakterinin lakabı Mabel ve "çok sarhoş, düşkün kimse" anlamlarına gelen eski Yunanca kökenli kelime Matiz'in birleşiminden oluşur. Müzik eğitimine gitar çalarak ve üniversitede aldığı Türk Klasik Müziği dersiyle başlamıştır. İlk başta evinde parçalarını kaydedip isimsiz olarak MySpace’e eklemiştir. 2009 yılında tanıştığı Engin Akıncı’nın cesaretlendirmesi sayesinde Alper Gemici ve Alper Erinç’le bir araya gelip ilk albümü “Mabel Matiz” 11 Mayıs 2011'de piyasaya çıkarmıştır. Bu albümden 5 şarkıya klip çekilmiştir. Mabel Matiz, aynı zamanda Teoman, Göksel, Ceyl'an Ertem gibi sanatçıların albümlerinde söz yazarı ve besteci olarak da bulunmuştur. 5 Ocak 2013'te 2. albümü “Yaşım Çocuk”u yayınlamıştır."

‘’Şarkılar ve Yerler Kitabı’’nın 3. Atölyesi’nde konuşma serileri devam edecektir:
Konuşmacı Dr. Ipek Türeli
Perşembe 19 Eylül, 17:00 – 18:30
Çevrenin Hareketli Görüntüleri

(Merkeze zıt kullanılan) Çevre mekansal bir kavramdır.* Sosyal bilimcilerin Türkiye’de modernleşmeyi yorumlarında etkili olmuş bir metafordur (Mardin, 1973). Hem içeride bir mekan (merkez) hem de dışarıda bir mekan ima eder. Göreceli konumsallık olarak tanımlanabilir.  Mesela; Istanbul Türkiye’nin merkezinde iken Avrupa’nın çeperindedir.

Şehrin çevresi tipik olarak boş, kırsal alan olarak tahayyül edilir. Türkiye’de şehrin çevresindeki yerleşimler, ilk olarak gazetecilerin ilgisini çekmiştir. Fotoğraflarla belgelenen bu çalışmalar genelde “ötekilerin” nasıl yaşadığına ve İstanbul’a geliş sebeplerine değinmiştir (Türeli, 2010).  Bunu takiben, Türk filmcileri bu çevrenin karakteristik yerleşimi olarak gecekonduları keşfederler ve onları şehir içindeki zengin mahallelerle karşılaştırıp sosyal eşitsizlik ve az gelişmişlik üzerine yorumlar getirirler. Türk Sinemasının stüdyosuzluktan ötürü dış mekan çekimlerine bağımlı olması sebebiyle eski filmler bugün şehrin sürekli değişen çevresinin yegane fotoğrafik tarihi belgeleri olarak da değerlendirilebilirler.

Yakın zamanda şehrin coğrafi çevresi güvenlikli sitelerin ve diğer “seçkin” ev tiplerinin yaygınlaşmasına şahitlik etmiştir. Aynı zamanda Sulukule, Tarlabaşı gibi şehir içi “çöküntü alanları” yeni çevreler/kenarlar olarak işaretlenmiş, “iç sömürgecilik” ve “devlet eliyle soylulaştırma”ya tabi tutulmuştur. Neoliberal kentleşme ile dialog halinde olan güncel sinema filmleri bu yeni kenarlara uygun karakter arayışı içinde köyden kente göçen ve işçi sınıfı kent yoksulundan marjinal hayatlara dönmüştür.

Çevre/kenar her zaman reel insan yerleşimi ile örtüşmeyebilir. Çevrenin potansiyeli beklenmedik temaslar ve etkileşimlerdedi. Çevre dediğimiz kavram muhalif siyasetin odağı olarak ortaya çıkar.

* Çevre, “periphery” kelimesinin Türkçe çevirisi olarak kullanılmıştır. Ama “environment” ve “circle of friends” anlamlarına da gelebildiği icin aynı olumsuzluğu taşımamaktadır.

İpek Türeli McGill Üniversitesi’nde Mimarlık profesörüdür. Aynı zamanda Montreal merkezli DMRLab’in ortaklarındandır. Doktorasını UC Berkeley’de yapmıştır. Araştırmaları UC Berkeley Regents (2002-2007), Graham Vakfı, Orta Doğu Araştırma Yarışması (Ford Vakfı), Brown Universitesi/ Andrew W. Mellon Vakfı ve MIT Aga Khan doktora sonrası bursları (2008-2011) tarafından desteklenmiştir. Seminerleri, atölyeleri ve yayınları modern şehrin tarihi ve teorisi, görsel kültür, mimari aktivizm ve  mekansal adelet  üzerine yoğunlaşmıştır.

Konuşmacı Prof. Dr. Semra Germaner
“Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemlerinde manzara resimler”
Cumartesi, 21 Eylül, 16:00-18:00
Konuşmacı Geç Osmanlı ve  Erken Cumhuriyet dönemlerinde yapılmış olan manzara resimlerindeki kent görünümlerini tanıtarak bu resimlerde var olan pitoresk duygusunun nasıl değiştiğini anlatacak.
1967 yılında Güzel Sanat Akademi’sinden mezun olan İstanbul doğumlu Semra Germaner,  yüksek lisansını Université Paris IV Sorbonne Institut d’Art et d’Archéologie’nden 1973 yılında tamamlayıp doktorasını Istanbul Teknik Üniversite’sinden 1979 yılında aldı. Osmanlı ve Türk sanatı uzmanı ve Orientalist ressamlardan olan Semra Germaner aynı zamanda Mimar Sinan Üniversite’sinde profesördür.  Bazı yazdığı kitaplar: Son Osmanlı Dönemi İstanbul Ahşap Konutlarında Cephe Bezemeleri, 1982; XVIII.Yüzyıl Avrupa Resmi, Anlatımı Biçimlendiren Etmenler, 1996; XVIII yüzyılı Batı Resimler,  1960 Sonrası Sanat: Akımlar, Eğilimler, Gruplar, Sanatçılar, 1997.  Ayrıca Zeynep İnankur ile beraber Orientalism and Turkey 1989 ve Constantinople and the Orientalists, 2002 yazmıştı.

“Şarkılar ve Yerler Kitabı” disiplinlerarası bir pratikten gelen Lübnanlı mimar ve sanatçı Maxime Hourani’nin projesidir. Çoğunlukla belirli bir alan veya mekana bağlanan performatif bir eylem olarak Hourani’nin projeleri, tarihsel, biçimsel ve ilişkisel katmanları kavramsal keşifler gibi eşip birbirine dokuyor.
Projenin ev sahibi ve eşorganizatörü 5533, kar amacı gütmeyen deneysel bir sanat alanı olarak 2008 yılında iki sanatçı, Nancy Atakan ve Volkan Aslan tarafından kuruldu. Her sene yeni bir direktörü davet eden 5533’ün 2013 programlar direktörü Filiz Avunduk. 5533’ün amaçları arasında uluslararası sergilere ev sahipliği yapmak; sanatsal araştırma ve proje oluşumunu desteklemek; ve kendi bünyesinde düzenlediği sergileri, sanatçı konuşmalarını, atölyeleri ve yuvarlak masa tartışmalarını İMÇ sakinleri, sanat topluluğu ve genel izleyiciyle paylaşmaktır.

Atölyeler herkese açıktır. Müzik geçmişine gerek yoktur.

Atölye çalışmasına katılmak için lütfen 
bookofsongsandplaces@gmail.com adresine e-posta yollayın.
Daha fazla bilgi için www.imc5533.blogspot.com


“Book of Songs and Places”
Workshop: September 19-25

Place: 5533
İMÇ 5th Block No. 5533
Unkapanı, Istanbul

Project by Maxime Hourani
Part of the 13th Istanbul Biennial
Curated by Fulya Erdemci


The third session of "A Book of Songs and Places" between September 19 and 25 takes the participants to the rural district of Çatalca.  The field research trips will follow the Çatalca defense line, an armistice line that is formed by Ottoman period fortifications. The participants will explore the area where the line intersects the construction site of the highway that will link with the third Bosphorus Bridge. The Turkish singer and songwriter, Mabel Matiz, will work with the participants to represent the, epic or mundane, journeys that were taken across the “peripheral” landscapes.
Known as a Turkish pop singer, and songwriter, Fatih Karaca (born August 31, 1985, Erdemli, Mersin) formerly a dentist, uses the professional name, Mabel Matiz. He took the name Mabel from the novel, Kumral Ada Mavi Tuna, in which the character Tuna uses the nickname Mabel while Matiz is a word from ancient Greek meaning ‘a very drunk derelict.” Mabel Matis began his music education with guitar and Turkish classic music classes while at university.  He initially recorded his songs at home and put them anonymously on MySpace.  After meeting and receiving encouragement from Engin Akıncı in 2009, together with Alper Gemici and Alper Erinç he made his first album of 5 music clips, entitled “Mabel Matiz” that came out on May 11, 2011.  He has also written lyrics and composed music for such artists as Teoman, Göksel, and Ceyl’an Ertem. His second album, “Yasım Çocuk”, came out on January 5, 2013.

The lecture series will be continued in the third session of “A book of songs and places”:
Lecture by Dr. İpek Türeli
“Moving Images of the Peripheries”
Thursday, September 19, 17:00-18:30

Periphery is a spatial concept and a sociological metaphor that has had a bearing on how scholars interpreted modernization in Turkey It implies a space within (center) and a space without. It can be defined as relative positionality. For instance, Istanbul is at the center of Turkey but also at the periphery of Europe.
The periphery of the city is typically surrounded by rural land and is imagined to be empty. In Turkey, it was the journalists who first provided “moving images” of the peripheries of the city, photographically documenting how the “other half” lived and why they came to Istanbul (Tureli, 2010). Then, Turkish filmmakers discovered squatter settlements as characteristic of the peripheries and contrasted them to affluent inner-city neighborhoods to comment on social inequality and underdevelopment. Turkish cinema’s dependence on onsite shooting (lacking studios) has meant films remain the only photographic documentation of the rapidly changing peripheries of the city.
More recently, geographical peripheries of the city witnessed the proliferation of gated communities and other exclusive forms of housing. In turn, declining inner-city areas, such as Tarlabasi, Sulukule, have been marked as the new peripheries and subjected to “internal colonization” and “generalized gentrification”. In conversation with patterns of neoliberal urbanization, cinema films have turned from rural-to-urban migrants and working-class urban poor to marginal lives in search of characters to populate this new periphery in the geographic centre.  The periphery may not always correspond to actual human habitation. The potential of the periphery comes from unexpected contact. The so-called peripheries emerge as the locus of oppositional politics.
Ipek Türeli is Assistant Professor of Architecture at McGill University. She is also a Creative Partner at DMRLab based in Montreal. She holds a PhD in Architecture from UC Berkeley, and the AA Diploma. Her research was awarded the Regents Fellowship at UC Berkeley (2002-2007. She also received external grants from the Graham Foundation for Advanced Studies in the Fine Arts, and the Middle East Research Competition, a Mellon Postdoctoral Fellowship at Brown University (2008-2011) and the Aga Khan Postdoctoral Fellowship in Islamic Architecture at MIT. Her seminars, studios, and publications have explored vision and visuality, the history and theory of the modern city, activism in architecture and spatial justice. She is the co-editor of Orienting Istanbul: Cultural Capital of Europe? (Routledge, 2010; Metis, 2011). This book explores how processes of creative production and exhibition are intertwined with neoliberal urban restructuring.  She is currently working on her book manuscript, "Istanbul, Open City."

Lecture by Prof. Dr. Semra Germaner
“Late Ottoman and early Turkish city view and landscape paintings”
Saturday, September 21, 16:00-18:00

Professor Dr. Semra Germaner will present examples of city views and landscape paintings from the late Ottoman and early Turkish Republic periods and explain changes in the feeling of the picturesque.
Born in Istanbul, Semra Germaner graduated from the Istanbul Academy of Fine Arts in 1967, received her M.A. in Modern Art History from the Sorbonne University, Paris, in 1973 and her Ph.D. from Istanbul Technical University in 1979. As a specialist in Ottoman and Turkish art and orientalist painting, Germaner is a Professor at Mimar Sinan University in Istanbul.   She has written numerous books and articles about façade decorations of wooden houses during the late Ottoman period, 18th century European painting, European art after 1960, as well as being the co-author with Professor Dr. Zeynep Inankur of Orientalism and Turkey, published in 1989, and Constantinople and the Orientalists, published in 2002.

“A Book of Songs and Places” is a project by Maxime Hourani, a Lebanese artist and architect engaged in a cross-disciplinary practice. Often taking the form of performative actions that relate to a specific place or space, his projects conceptually engage in explorations that excavate and interweave layers of histories, forms and relations.
The project is hosted and co-organized by 5533, an experimental non-profit art space that was opened in 2008 by two artists, Nancy Atakan and Volkan Aslan. As part of their yearly director invitation program, Filiz Avunduk has been the 2013 Programs Director. 5533’s aims are to host international projects and interactive events involving exhibitions, artist talks, workshops and round table discussions; to conduct art related research, materialize projects, and share these with IMC neighbors, the art community, as well as general interest.
Workshop participation is open to students and practitioners. No musical background is required. If you are interested in participating in one of the workshops, please send an e-mail to bookofsongsandplaces@gmail.com with your name.
For more information please check imc5533.blogspot.com


“Şarkılar ve Yerler Kitabı”
19 – 25 Eylül 2013 Atölye Çalışması Programı

Perşembe 19 Eylül:
(17:00-18:30) Herkese açık konuşma ve soru-cevap: ‘’Türk Sinemasında çevresel manzara’’ Dr. İpek Türeli tarafından.
Cuma 20 Eylül:
(10:00-11:00) Maxime Hourani tarafindan “Yeryüzü şekilleri ve askeri panoramik çizim teknikleri’ hakkında giriş ve sunum.
(11:00-17:00) Çatalca’ya arazi araştırma gezisi. Örcünlü’den Kızılcaali’ye doğru yürüyeceğiz (Lütfen yürüyüşe uygun hafif kıyafetler ve ayakkabılar giyiniz. Ayrıca yanınıza kendi kaydınızı gerçekleştirmek için tercih ettiğiniz gereçleri getiriniz. Örnek: Fotoğraf makinesi, Ses kayıt cihazı vs.)
Cumartesi 21 Eylül:
(11:00-15:00) Arazi araştırmasının analizleri ve tartışması
(16:00-17:30) Herkese açık konuşma ve soru-cevap: ‘’Osmanlı’nın son yılları ve Türkiye’nin ilk yılların da ki manzara sanatının tarihi’’ Profesör Dr. Semra Germaner tarafından.
Pazartesi 23 Eylül:
(11:00-17:00) Çatalca’ya arazi araştırma gezisi. Boyalık’tan Kızılcaali’ye doğru yürüyeceğiz (Lütfen yürüyüşe uygun hafif kıyafetler ve ayakkabılar giyiniz. Ayrıca yanınıza kendi kaydınızı gerçekleştirmek için tercih ettiğiniz gereçleri getiriniz. Örnek: Fotoğraf makinesi, Ses kayıt cihazı vs.)
Salı 24 Eylül:
(11:00-17:00) Şarkıcı Mabel Matiz ile şarkı sözü yazma atölyesi
Çarşamba 25 Eylül:
(11:00-16:30) Şarkıcı Mabel Matiz ile şarkı sözü yazma atölyesi

Atölye çalışmaları 5533 IMÇ Unkapanı’nda gerçekleşecektir. Lütfen başlama saatinden 15 dakika once geliniz.
Çalışmalara katılmak için artistic ve müziksel alt yapı gerekmemektedir. Atölye çalışmalarının devamlılığı açısından düzenli katılımınızı beklemekteyiz.

“A book of songs and places”
19th to 25th of September 2013 Workshop Program

Thursday 19th September:
(17:00-18:30) Public talk and Q&A on peripheral landscapes in Turkish cinema by Dr. İpek Türeli
Friday 20th September:
(10:00-11:00) Introduction and presentation of landscape and military panoramic sketching techniques by Maxime Hourani
(11:00-17:00) Field Research trip to the district of Çatalca. We will be walking from Örcünlü to Kizilcaali. (Please wear clothes and shoes that are suitable for light trekking. Also bring the equipment of your preference to make your own documentation.)
Saturday 21st September:
(11:00-15:00) Field research analysis and discussion
(16:00-17:30) Public Talk and Q&A on the history of landscape art in Turkey during the late Ottoman and early Turkish Republic periods by Professor Dr. Semra Germaner
Monday 23rd September:
(11:00-17:00) Field Research trip to the province of Çatalca. We will be walking from Boyalik to Kizilcaali (Please wear clothes and shoes that are suitable for light trekking. Also bring the equipment of your preference to make your own documentation.)
Tuesday 24th September:
(11:00-17:00) Songwriting workshop with Singer Mabel Matiz
Wednesday 25th September:
(11:00-16:30) Songwriting workshop with singer Mabel Matiz

The workshop meetings will be taking place at 5533 IMC Unkapani, Please come 15minutes before starting time.
No prior artistic or musical background is necessary, Participation commitment is appreciated.

Monday, September 9, 2013

Annika Eriksson Now you see us now you don’t Şimdi bizi görüyorsunuz şimdi görmüyorsunuz



Annika Eriksson

Now you see us now you don’t
Şimdi bizi görüyorsunuz şimdi görmüyorsunuz

                                                                                               
Now you see us now you don’t is a permanent neon sign installation by Annika Eriksson, placed on the back entrance of the 5th block at IMÇ (Istanbul Manifaturacılar Çarşısı) - the iconic modernist shopping center in Istanbul designed during the city’s urban modernisation period in the late 1950’s.
The purely Functionalist building, conceived as a “modern utopia”, was built incorporating the traditional bazaar structure into an experimental modern system with large corridors surrounding the open-air atrium located at the center of each block. IMÇ was built divided into six blocks according to different industries including: garment textiles, interior decoration textiles, sewing machines and music.

Like a ghost from the future, Now you see us now you don’t blinks from the concrete exterior wall of the 5th block as a promise and a threat hinting at its precarious state. In the last decade, justified as a policy to protect the historic peninsula of Istanbul, the municipality has tried but failed to pass a proposal to build Ottoman villas by demolishing IMÇ. Located in an ideal spot, a bridge apart from central neighbourhoods, an enforced relocation is inevitable and only a matter of time for İMÇ. When the day comes, the sign will continue its lifespan alongside it and disappear in the rubble of the building.

Eriksson sets up a spatial situation and distorts notions of time with Now you see us now you don’t. She inscribes an ambiguous text referring to the building’s present state of temporal ambiguity. Alluding to its possible demise, the text acts as a subversive resistance from a frontier between construction and destruction, then and now, also bringing forth the erasure of personal and socio-cultural histories tied to public structures of this scale.

Annika Eriksson is a Swedish artist living in Berlin. Over the years, Eriksson has produced a large number of works in which the perception of time, structures of power, and once acclaimed social visions are called into question. Strategically Eriksson plays with the heated debates around the public realm and structures that regulate it, revealing the urban changes and how this is subject to unexpected political appropriations and inversions.
Selected recent exhibitions include: 13th Istanbul Biennial; I am the dog that was always here (loop), KIOSK, Ghent, 2013; Critical Mass, St Petersburg, 2013; When Attitudes Became Form Become Attitudes, Wattis Institute, San Francisco, 2012; The Trilogy, Kunstlerhaus Stuttgart, 2012; The Great Good Place, Krome Gallery, 2012; The Shanghai Biennale/City Pavilion Istanbul, 2012;The Best of Times, The Worst of Times; Rebirth and Apocalypse in Contemporary Art, Kiev Biennale, 2012; Non Gallery, Istanbul, 2011; Wir sind wieder da, DAAD Galerie, Berlin, 2011; A Rehearsal/Fable of the Bees commission for Flat Time House, London 2012 and for NON Stage, Istanbul 2011.

Curated by Filiz Avunduk